
SOHBETLE KARIŞIK
11 Mart 2016 00:23:19
Neredeyse iki haftadır bu köşeyi boş bıraktım.
Yoo hayır, yan gelip yattığım anlamına gelmiyor bu
Son kitabımın düzeltmelerini yapıyorum. Bu çok zamanımı alıyor. Üstüne üstlük bir de grip belası yapışınca yakama, köşe, haliyle, boş kaldı
Ben Yeni Ufukta genellikle ulusal konuları işleyen yazılar yazarım, yerel konulara ancak gerektikçe girerim. Oysa bilirim ki, yerel konulara ilişkin yazılar daha çok okunur, özellikle dedi-kodu içerikli yazılar
Elli yıldır yazı yazıyorum, dedi-kodu kulvarına hiç girmedim.Bana göre değil o kulvar
Benim derdim çok okunmak da değildir; derdim, düşünce kapasitesi geniş ve kültürel düzeyi yüksek okurla buluşmaktır. Az da olsa böyle bir okur kitlemiz var. Ereğliden, Zonguldaka, İstanbuldan, İzmire, Ankaraya, yurtdışında Almanyadan Moğolistana kadar uzanan dağınık bir okur kitlesi
Bu bana yetiyor
İnternet sitemizin yenilenmesi, daha geniş bir okur kitlesine ulaşmamızın da önünü açtı
o o o
Neyse
Bugün Ereğliyi yazacağım
Bu köşede ısrarla, bıkmadan usanmadan şunu yineleyip duruyorum:
Ereğlinin devlet ve özel sektör yatırımlarına ihtiyacı var; sanayi yatırımlarına
Kimi kentler vardır, tasarrufları sanayiye kanalize olur. Gelişirler
Zonguldak epeydir böyle bir kent.Özellikle kömüre özel sermayenin girmesinden bu yana böyle
Ben kömürde de özel sermayeye karşı birisiyimdir. Ama, Demir ailesinin Zonguldaktan kazandığını Zonguldaka yatıran tutumuna dirsek çevirmek de haksızlık olur.
Geçmişte Ereğlide de müteşebbis(girişimci) bir kuşak vardı. Önde gelen ismi de İrfan Erdem kardeşimdi
İlk tersanenin kuruluşunda o vardı, çimento fabrikasının harcında onun imzası vardı, geleneksel konservecilik sanayinde de hala onun imzası var.
Gelgelelim, Ereğli, ikinci bir İrfan Erdem yetiştiremedi. Erdem, bugün de, müteşebbis (sanayici) kuşağın duayeni konumunu koruyor.
Normalde, Erdemirin varlığı, sanayi yatırımlarının büyümesinin lokomotifi olmalıydı. Şu var ki özellikle Erdemirin sağladığı ticari olanaklardan yararlananların, kazandıkları parayı yatırıma dönüştürmek gibi bir dertleri olmadı hiçbir zaman !..İnşaata ve ranta dayalı borçlandırma ekonomisi, Ereğliyi de kucakladı, borç sarmalına soktu. Ereğli, derya içinde olup da deryayı bilmeyen balıklara döndü giderek
Bu kafa hala, yerel ekonomiyi yönetiyor !..
Ticaret sermayesi, sanayi sermayesine dönüşmediği sürece toplumsal gelişim ve değişimin freni haline gelir. Çağdaşlaşma sürecini tıkar. Ticaret binlerce yıldır var, ama Türkiyede ilk sanayi kuruluşlarının tarihi esas olarak cumhuriyetle sınırlı.Ülkeleri ve kentleri sanayileşme geliştirir
Ticaret sermayesinin sanayi sermayesine dönüşememesi nedeniyle Ereğli gelişemiyor. Nüfus artışına koşut olarak işsizlik büyüyor, muhtaç sayısı artıyor. Bu arada kentin fizik yapısı da değişemiyor.
Çöpler hala orman içlerine yığılıyor. Temiz içmesuyu ancak damacanalarda !
Kanalizasyon atıkları hala Kemer kıyısına boca ediliyor. Kentin ne doğru dürüst bir imar planı var, ne muhtaçlara yönelik sosyal tesisleri
Bir meydan bile yok 2500 yıllık kentin ! Büyük uygarlıkların beşiği olan Ereğlinin bir müzesi bile yoktu yakın zamana kadar
Bugünkü müze sevgili Raif Tokel kardeşimin kişisel çabasıyla kurulabildi
Anlayın işte !..
Kentin ticaret erbabı, hurda sac almak için elli yıldır Erdemirin kapısında bekliyorsa, o kent nasıl gelişir !..
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz bir yorum yapılmamış
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








